Nasıl düşünürüz?

Dijital kültür labirentinde, sistemin tam kalbinde görünmez bir tasarım vardır. İmge-dünyalar, o kadar çok farklı düzeyde, aynı anda ve o kadar çok farklı şekilde inşa edilip kendilerini yeniden üretirler ki, zayıf ya da güçlü taraflarının hepsinin beraberce izlerini bıraktıkları, bir tür evrimsel patlamayı andıran sonuçlar ortaya çıkar. Bu mekânın mimarisi daha öncekilerin hiçbirine benzemez ve biz de bu yeni mekânın içinde olmayı deneyimlemek ve bu deneyimleri betimlemek için söylemsel stratejilerle boğuşup duruyoruz. Bu da gezgin, dolaşıcı, hatta katılımcı olarak dahi kendi aldığınız yolu ya da başkalarının aldığı yolu seyretmenize olanak tanıyan bir seyir noktasının olmadığı anlamına geliyor. Üzerinde durup kendi deneyiminize ya da komşularınızın deneyimlerine göz atabileceğiniz bir platform yok. Başka bir deyişle, sistemin tamamı görüş alanına girmiyor hiçbir zaman — bu uçsuz bucaksız yeni coğrafyanın resmini nasıl çıkartabilirsiniz? nasıl görünür olabilirsiniz?


Tüm bu sorulara kesin bir cevap vermek mümkün değil çünkü dijital kültür oldukça hızlı dönüşmekte ve değişmektedir. Bu dönüşüm ve değişimin içinde görünür olmak gittikçe zorlaşmaktadır. Hatta Descartes’ın o meşhur ”düşünüyorum öyleyse varım” sözünü, görünüyorum o halde varım diye okuyabiliriz artık. Var olmanın gittikçe zorlaştığı dijital dünyada Dijital İmgeler tam da bu açığı kapatmak için çalışmakta ve hizmet vermektedir. Uzman kadrosu ile sizlere dikkat çekici içerikler üretir, tanıtım filmlerinizi çeker ve sosyal medya hesaplarınız için size en uygun ama en etkili çözümler sunarak görünür olmanızı ve dikkat çekmenizi sağlar.

.